BURDUR’un Gölhisar İlçesinde geçtiğimiz eylül ayında Ramazan Tin (53) ve oğlu Muharrem Tin’i (30) öldüren Metin Kızıllı (42) hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezası istemi ile dava açıldı.
Olay, 3 Eylül 2024’te saat 19.00 sıralarında, Gölhisar ilçesi Konak Mahallesi’nde meydana geldi. Metin Kızıllı, alacak anlaşmazlığı nedeniyle husumetli olduğu damlama su boruları ticareti yapan Ramazan Tin ve oğlu Muharrem Tin’e pompalı tüfekle ateş açıp kaçtı. İhbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri, Ramazan Tin’in yaşamını yitirdiğini belirledi. Ambulansla Gölhisar Devlet Hastanesi’ne götürülen Muharrem Tin, buradaki müdahalenin ardından Burdur Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Ameliyata alınan Tin, doktorların çabasına rağmen kurtarılamadı. Metin Kızıllı Olaydan sonra otomobiline binerek Burdur yönüne doğru kaçarken Tefenni ilçesinde polis tarafından yakalandı.
Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde; Metin Kızıllı’nın elinde tüfekle baba oğula doğru koştuğu, önce Ramazan Tin’e, sonra oğlu Muharrem Tin’e ateş ettiği, ardından otomobiline binip uzaklaştığı anlar yer aldı.
Baba oğulu öldürüp eşin sesli mesaj atmış
Metin Kızıllı’nın Ramazan Tin ve oğlu Muharrem Tin’i öldürdükten sonra eşine “canım ailem, canım karıcım, annecim, babacım, canım çocuklarım, hepinizden çok çok özür diliyorum böyle olmasın istemezdim. Hakkınızı helal edin. Beni affetmeyeceğinizi biliyorum. Son çarem buydu. Beni bu kadar sıkıntıya soktular, zora soktular, beni dolandırdılar, beni dolandırdıkları için durumum kötüleşti. Son çarem buydu. Bunu bana yapanları öldürdüm. Sizden çok özür diliyorum. Belki biraz sonra kendimi öldüreceğim. Gölhisar’dayım ben şu anda. Hepinizden çok çok özür dilerim. Böyle olmasını istemezdim. Hepinizi çok seviyorum. Lütfen beni affedin.” şeklinde sesli mesaj attı.
Metin Kızıllı ifadesinde; “Olaydan yaklaşık 6 ay önce eşimin üzerine kayıtlı Mercedes otomobili satmak için internet sitesine satış ilanı koydum. İlanı gören Ramazan Tin ve oğlu Muharrem Tin ile aracı 215 bin liraya satmak üzere anlaştık. Yanlarında yeterli para olmadığını, altın bozdurup ödeme yapacaklarını söylediler. Ramazan Tin ile birlikte otomobile binip Gölhisar’a gelirken yolda otomobilin ön kaputu bir anda açılınca hasar oluştu. Hasarı yarı yarıya karşılamak için anlaştık. Gölhisar’a geldiğimizde kuyumcudan altınları bozdurdular ve 160 bin lira ödediler. Kalan 55 bin lirayı istediğimde Ramazan Tin, otomobildeki hasarın tamirini yaptırdıktan sonra masrafı ikiye bölüp kalan parayı göndereceğini söyledi. Defalarca istedim. Çeşitli bahaneler öne sürerek ödemeyi geciktirdiler. Zor durumda olduğumu söyleyip çocuklarımın kuru ekmek yediği fotoğrafı attım. Bunun üzerine 5 bin lira gönderdiler. 10 gün sonra başka ödeme yapılmayınca whatsapp üzerinden ‘benim tanıdığım bazı kişiler var. Bunlar sokak çocuklarına sigara aldırarak aracına molotof atar, dükkanını yaktırırlar ‘ şeklinde mesaj attım. Bunun üzerine 5 bin lira daha gönderdiler. Olaydan 15 gün kadar önce Ramazan’a whatsapp üzerinden ‘abi ben her şeyden vazgeçtim, zaten ben kendimi öldüreceğim, neden yalnız gideyim’ şeklinde mesaj attım. Bunun üzerine 5.000 TL daha gönderdi ve beni arayıp kalanını Ağustos ayında ödeyeceğini söyledi. Ben de ‘bu kadar bekleteceğini bilseydim arabayı 250.000 TL’den verirdim, senin ödemen gereken borç daha fazla olurdu’ dedim. ‘Kalan 30 bin lirayı Ağustos ayının sonuna kadar ödemezsem dükkanda vereyim paranı’ dedi Ama 2 Eylül’e kadar ödemedi. 3 Eylül günü
eşimle çocukların okul üniforması parasını ayarlayamadığım için sözlü bir tartışma yaşadım. Eşime ‘bugün parayı ayarlamaya çalışacağım’ dedi. Babamdan borç para istedim ‘param yok’ dedi. Kardeşime ait altın bileziği bozdurmak için evden aldım ama araba parası alacağım varken bileziği bozdurmak istemedim. Ramazan’dan parayı istemek üzere araç ile tek başıma Gölhisar’a doğru yola çıktım. Gölhisar’da bir kafeye oturdum. Oradaki garsona Ramazan’ın damlama ve sulama boruları üzerine iş yeri olduğunu bildiğim için Damlama sulama boruları satan bir iş yeri olup olmadığını sordum. Ramazan’ın borcu ödememek için bir şekilde beni atlatacağın bildiğim için doğrudan Ramazan’ı aramadım. Yol üzerinde gördüğüm bir kişiye Ramazan Tin’in işyerini sordum. Arabamı park edip işyerinin iş yerinin tenhalaşmasını bekledim. İşyeri tenhalaştığı zaman arabadan tüfeği alarak indim, tüfeği alma sebebim Ramazan ve oğlunu öldürmek değildi. Havaya ateş edip onları korkutabileceğimi düşündüm, iş yerine doğru yürüdüğüm sırada Ramazan ve oğluyla karşı karşıya geldim. Ramazan sağına doğru dönerek elini beline doğru götürdü. Bunu görünce bana zarar verebileceğini düşündüm. Bu nedenle Ramazan’ın kafasını hedef alarak ateş ettim. Amacım öldürmek değildi. Kafasının yanından mermilerin geçip o korkuyu yaşamasını istedim ancak mermi Ramazan’ın kafasına isabet etti. O an şoktaydım. Aracın diğer tarafına yönelip Muharrem’e ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Daha sonra arabama binip Korkuteli’ne doğru yola çıktım. Ailem ile helalleşip polise teslim olacaktım. Eşime ‘son çarem buydu bunu bana yapanları öldürdüm’ şeklinde ses kaydı attım. Görüntülerdeki kişi benim. Suçumu kabul ediyorum. Pişmanım” dedi.
Duruşma önümüzdeki günlerde Burdur Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

